Bir Yerden Başlamak Gerek…!
(ekim 2006 da yazıldı)Çalışmak. Bu yaz bu konuda biraz tecrübe kazandım. Sabah erken kalkmanın zorunluluğunu kabullendim. Çalışma insana ayrı bir zevk veriyor. İnsan kazandığı paradan çok bir işe yaradığını anlıyor. Ve bunun verdiği manevi huzurun tadını çıkarıyor. Güzel şey çalışmak. Tabii bir de hak ettiğini kazanıyorsan. İşte o zaman müthiş oluyor. Tırnak içindekileri geçebilirsiniz ” Peki, ben hak ettiğimi kazanabilecek miyim? Ya da nasıl bunu başaracağım? Öğretmen olursam normal memur maaşı mı alacağım? Yani beş senemi verdiğim üniversite macerasının sonunda lise mezunlarıyla aynı parayı almayı nasıl kabulleneceğim? Aslında insanın kaç sene emek harcadığı önemli değil. Bu emek sonunda kendini nasıl vasıflandırdığı ve neleri hak ettiğini kavraması lazım.Ben bu beş sene boyunca normal öğretmen vasıflarına bile ulaşamadım. Şimdilik hak ettiğim maaş asgari ücret gibi görünüyor. Ama önümüzdeki sene, galiba çok şeyi belirleyecek. Benim neleri çok istediğimi neleri hak ettiğimi gösterecek. Bunun bilincinde olmak güzel ama bunlara rağmen hala beklemek kötü. Aslında her şey bende bitiyor. Ve ben hala bekliyorum. Aslında şuna çok inanıyorum. İstedikten sonra her şeyi yapabilirim. Ama istemem lazım. O azme kavuşmam lazım.” Ben çok azimli insan gördüm. Ama gördüğüm kadarıyla çok işlerine yaramıyor. Yani onu kullanacak yetenekleri yok. Ya da başka amaçlar için kullanıyor. Zayıflamak, iddaa… Plan yapmak önemlidir. Ama neyin planını. Günlük yapacağınız planlar bence bize çok şey getirmez. Yani demek istediğim şu saatte kalk şu zaman ders çalış. Bu gibi şeylere uzun bir süre devam edilemez. Asıl planımızı uzun vadede düşünmek lazım. Beş sene sonrası mesela. O zamanı düşünüp ona göre plan yapmamız lazım. Ve işte azmimizi o zaman doğru bir şekilde kullanabiliriz. Bu benim görüşüm. Günlük planlarla da çok yol alan var ama bunu yapmak azmin yanında irade de gerektiriyor. O iradeye sahip olmak da en zoru. Neyse bu konuya bir de şu açıdan bakalım. Günlük planımız var ve buna sürekli uyuyoruz. Yani geçliğimizin baharında kendimizi bağlıyoruz. O zaman 40 yaşındaki bir insandan ne farkımız kalır. Yani genç olmanın ne anlamı kalır ki. Zaten ilerde bir iş güç sahibi olduğumuz da istesek de istemesek de bir planımız olmayacak mı ve buna uyma zorunluluğumuz. En iyisi gençken her istediğimizi yapmanın ya da hiçbir şey yapmanın tadını çıkaralım. Çünkü ilerde bunları çok özleyeceğiz. Ve insan hayatında bir kere genç olabiliyor. Şimdi kalkın ve eğlenin. Coşun gençliğinizi yaşayın. Hala duruyor musunuz?. Evet duruyoruz. Çünkü gençlik yaşayım diyince yaşanmıyor abi. Şimdi kalkim dans mı edim. İlle de gencim diye bunu sömürmenin de bir anlamı yok. Boş verin herkes eğlenerek mi geçiriyor sanki bu yıllarını. Evde yatarak ta geçlik geçiriliyormuş.
Yazan : ksinang-Sinan KARDAŞ-BÖTE-4
Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemesi ile takip edebilirsiniz. Cevap yazabilirsiniz, veya sitenizden geri bildirim gönderebilirsiniz.
Kendimizce bazen yararlı bazen iç karartıcı bazen karmaşa dolu bazen anlamlı bazense sevgi dolu bazense yaşama dair SerBesST bi Blog... Asmine İthaf Edilmiştir.
Yorum Yazın