2. gün oldu. Garip bir duygu.. HerÅŸey öylesine acele geliÅŸti ki ..Bir çok insan belki öğretmen olmak için can atıyor.. Ama bana halen ilgi çekici gelmiyor elbette güzel eÄŸlenceli ve kutsal bir meslek ama sanırım bana hitap etmiyor.. Sadece mecburiyet.. Riske edebileceÄŸim bir zamanım olmadığımdan, riske edebileceÄŸim bir kazancım olmadığından … En azından bunlara sahip olana kadar öğretmenim … Belki de ömrümün sonuna kadar olacağım Allah bilir…

Yİnede çok şükür.. En azından bir çok iÅŸten daha iyi sadece idealler meselesi.. Yine de güzel.. Küçük bir ev tuttum .. SAfranbolu nun ta yukarılar da… Sessiz çam aÄŸaçlarının arasında … güzel bir yer.. DoÄŸa ve tarih akıyor ÅŸehrin her yerinden.. Niyetli niyetli pek dolaÅŸmak kısmet olmadı ama …

Bir an öğrenci olası geliyor insanın tekrar.. Çok uzak deÄŸil o zamanlar iÅŸte ne bileyim öğrenci iken en azından yalnız deÄŸildik.. .Sanırım insan büyüdükçe daha da yalnız kalıyor.. Bu konu üzerine çok yazılacak ÅŸey var…Ama içimden gelenler bunlar ÅŸimdilik… Belki sonra eklerim gene.. Öğretmenlik üzerine … Sadece Türkiye de Öğretmen olmak belki de bu kadar yıpratıyordur insanları… Zaman gösterecek ÅŸimdiden peÅŸin peÅŸin konuÅŸmak belki yanlış oluyor ama söylenmeye deÄŸer ÅŸeyler..

Ama şu söz öğretmenliğin gerçekten ne kadar kutsal olduğunu göstermeye yeter ;

Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum. Hz.ali(r.a)

İnşallah bütün öğretmenler bu mesleğin kutsallığını göz önüne alarak birşeyleri yapıyorlardır, iş olsun diye değil.!!!!